TÜRKİYE’DE KADIN: 2025 VERİLERİYLE EĞİTİM, SAĞLIK VE ÇALIŞMA HAYATI

TÜRKİYE’DE KADIN: 2025 VERİLERİYLE EĞİTİM, SAĞLIK VE ÇALIŞMA HAYATI

Facebook

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve UN Women Türkiye iş birliğiyle hazırlanan “Türkiye’de İstatistiklerle Kadın 2025” raporu, kadınların toplumsal hayattaki yerini ortaya koyan güncel veriler sunuyor. Raporda öne çıkan başlıklar arasında eğitim, sağlık ve işgücüne katılım gibi kritik alanlar bulunuyor. İşte 2025 yılı itibarıyla kadınlarımızın durumunu gösteren çarpıcı istatistikler:

Eğitim: Okuryazarlık Artıyor, Yükseköğretimde Kadınlar Önde

Eğitim, kadınların güçlenmesinin temel taşlarından biri olmaya devam ediyor. 2024 verilerine göre:

  • Okuryazarlık Oranı: Türkiye'de 25 yaş ve üzeri nüfusta en az bir eğitim düzeyini tamamlayan kadınların oranı %88,5 olarak kaydedildi. Bu oran erkeklerde %96,9 seviyesinde.
  • Yükseköğretim Mezuniyeti: 25 yaş ve üzeri nüfusta yükseköğretim mezunu olan kadınların oranı %20,1'e ulaşırken, bu oran erkeklerde %19,8'dir. Bu veri, kadınların yükseköğrenimde erkekleri geride bıraktığını gösteriyor.
  • Eğitimde Devamlılık: Annenin eğitim seviyesi, çocukların eğitim başarısını doğrudan etkiliyor. Annesi yükseköğretim mezunu olan bireylerin de büyük oranda yükseköğrenim gördüğü dikkat çekiyor.
  • Bilim ve Teknoloji: Yükseköğretimde bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik (STEM) alanlarından mezun olanların %33,2'sini kadınlar oluşturuyor. Bu alanda kadın temsilinin artırılması gerekliliği göze çarpıyor.

Sağlık: Yaşam Süresi Uzuyor, Anne Sağlığında İlerleme

Kadınların sağlık göstergeleri, toplumun genel refah seviyesi hakkında önemli ipuçları veriyor.

  • Yaşam Beklentisi: 2022-2024 dönemi için Türkiye'de doğuşta beklenen yaşam süresi kadınlarda 80,4 yıl olarak hesaplanırken, bu süre erkeklerde 75,8 yıldır. Kadınlar erkeklerden ortalama 4,6 yıl daha uzun yaşıyor.
  • Sağlıklı Yaşam: Kadınların doğuşta sağlıklı yaşam süresi ise 57,1 yıl olarak belirlenmiştir. Bu durum, uzun yaşamın her yılının sağlıklı geçmediğine işaret ediyor.
  • Anne Sağlığı: Anne ölüm oranı 2024 itibarıyla 100.000 canlı doğumda 11,5'e gerileyerek önemli bir iyileşme gösterdi. Ayrıca, doğum öncesi bakım kapsamı %98,2'ye ulaşırken, hastanede gerçekleşen doğum oranı %98,1 gibi oldukça yüksek bir seviyede seyrediyor.

İşgücü ve İstihdam: Ekonomik Hayata Katılımda Artış İhtiyacı

Kadınların işgücüne katılımı, ekonomik kalkınmanın en önemli göstergelerinden biridir. 2024 verileri, bu alanda kat edilmesi gereken mesafeyi gözler önüne seriyor:

  • İşgücüne Katılım: 15 yaş ve üzeri nüfusta kadınların işgücüne katılma oranı %37,7 olarak gerçekleşti. Bu oran erkeklerde ise %71,2'dir. Aradaki fark, kadınların iş hayatına katılımının önündeki engellerin varlığını sürdürdüğünü gösteriyor.
  • İstihdam Oranı: Kadın istihdam oranı %32,5 iken, erkeklerde bu oran %64,9'dur. Bölgesel farklılıklar da dikkat çekiyor; kadın istihdam oranı TR21 (Tekirdağ, Edirne, Kırklareli) bölgesinde %44,2'ye kadar yükselirken, bazı bölgelerde daha düşük seyrediyor.
  • İşsizlik: Kadınlarda işsizlik oranı %13,8 olup, erkeklerin işsizlik oranından (%8,6) daha yüksektir. Özellikle genç kadın nüfusta (15-24 yaş) işsizlik oranı %21,3'e çıkıyor.
  • Ne Eğitimde Ne İstihdamda (NEET): 15-24 yaş aralığındaki her dört genç kadından biri (%25,4) ne eğitimine devam ediyor ne de bir işte çalışıyor. Bu oran genç erkeklerde %13,8'dir.
  • Kayıt Dışı İstihdam: Tarım dışı sektörde kadınların kayıt dışı çalışma oranı %14,2 iken, bu oran erkeklerde %12,6'dır.
  • Ücret Farkı: Eğitim durumuna göre cinsiyetler arası ücret farkı değişkenlik gösteriyor. En yüksek ücret farkı, lise altı eğitimliler arasında kadınlar aleyhine %11,1 olarak kaydedilmiştir.
  • Ev İşleri ve Bakım Yükü: Kadınların işgücüne dahil olmama nedenleri arasında ev işleriyle meşguliyetin payı %50,2'dir. Zaman kullanım araştırmasına göre kadınlar, hanehalkı ve aile bakımına günde ortalama 4 saat 36 dakika ayırırken, bu süre erkeklerde sadece 1 saat 37 dakikadır.

Sonuç

2025 verileri, Türkiye'de kadınların eğitim ve sağlık alanlarında önemli kazanımlar elde ettiğini, özellikle yükseköğretimde erkekleri geride bıraktığını göstermektedir. Ancak bu başarıların ekonomik hayata tam ve eşit katılıma yansımadığı görülmektedir. Kadınların işgücüne katılım oranının düşüklüğü, yüksek işsizlik oranları ve ücretsiz ev işlerindeki eşitsiz yük, çözülmesi gereken temel sorunlar olarak öne çıkmaktadır. Eğitimli kadın işgücünün ekonomiye kazandırılması, hem toplumsal refahın artması hem de sürdürülebilir kalkınma için büyük önem taşımaktadır.

İmtiyaz Sahibi: Kadın girişimciler İcra Kurulu Üyemiz ve TOBB Kocaeli Akademik Danışmanımız Dr. Mehlika Kocabaş Akay